Sevgi Karay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sevgi Karay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Haziran 2015 Salı

Sevgi Karay heykellerindeki gerilim..




Sevgi Karay'ın heykelleri insana okyanus derinliklerinin ışıksız ve gizemli ortamında yaşayan mikro organizmaları, toprağın altında yaşayan varlıklarından habersiz olduğumuz sürüngenleri hatırlatıyor ve hatta ötesini…  

Heykellerinize konu olan yaratıklardan, beslendiğiniz kaynaklardan bahseder misiniz?
Manevi olarak tasavvuf bilgisinden, görsel olarak doğadan besleniyorum. Heykellerimdeki yaratıklar doğanın her yerindeler..

Deniz canlıları, böcekler, fosiller bana onları çağrıştırıyor. Denizin yumuşaklığı ve kıpırtısı içindeki gerilimi, zıtlıkların birlikteliği ve her alandaki gerilim benim ilgi alanıma giriyor.

Devamı...

10 Aralık 2012 Pazartesi

"Sanatsal Şeyler" Sergisi 14 Aralık'ta Zekeriyaköy'de...


Zekeriyaköy Sanat Grubu

Heykeltraş dostum Sevgi Karay'ın röportajını okumuşsunuzdur... Zekeriyaköy'deki evine gitmiştim geçen hafta.  Dekoratif aksesuar tasarımlarını da görme fırsatım oldu. Komşularıyla da tanıştım. Seramikçi, mozaikçi, ressam, keçe, takı tasarımcısı çoğu kadın 23 tasarımcı...  Zekeriyaköy'deki atölyelerinde herbiri kendine göre bir dünya kurmuş. Üretiyorlar. Birbirlerinin atölyelerinde kendi alanlarının dışında faklı şeyler de deniyorlar.  Keçe çalışan seramiğe, mozaik çalışan keçeye, resim çalışan heykele, heykeltraş takı tasarımına yabancı değil. Etkinlikleri ve ürettikleriyle yeni projelerine itici güç oluyorlar.


Esra Dündaralp - mozaik

Üç yıldır  düzenli olarak açık atölye günleri, bahar ve yılbaşı sergileri gerçekleştiren Zekeriyaköy Sanat Grubu, yaratıcılıklarını birbirlerinin fikir ve eleştirileriyle besleyerek her geçen gün yeni katılımcılarla çoğalıyorlar. Yaşadıkları köyü bir “sanat köyü”ne dönüştürmeyi, sergiler, konserler, sanat söyleşileri, seminerler, sokak performansları düzenlemeyi düşünüyorlar.  

Grubun yeni yıl sergisi “Sanatsal Şeyler”, Zekeriyaköy Robert’s Coffee'de 14 Aralık Cuma günü  saat 18.00'de açılacak. Ben gideceğim. Size de öneririm. Sergi, yıl sonuna kadar açık kalacak. 

Sergi boyunca çocuklar için resim, mozaik, keçe, seramik haftasonu atölyeleri de düzenlenecek.

Bence haftasonunda çocuklarınızı kapıp gidin. Onlar atölyelerde yaratıcılıklarını konuştursun yeni bir şeyler öğrensinler, siz de yıllbaşı için eşinize dostunuza "Sanatsal Şeyler"den hediye seçersiniz... 


Zekeriyaköy atölyelerini gezdim. Zekeriyaköy'ün Kapalıçarşısı'ndaki Deppo Mozaik Atölyesi.'nde dört harika kadın çalışıyor... Füsun Güzelöz, Süheyla Cezairli, Mine Sarper ve Esra Dündaralp... Haftanın iki günü mozaik dersleri veriyorlar. Duvarlardaki rengarenk çalışmalarından Füsün'un tabakları ile pembe beyaz narları, Süheyla'nın manzaraları, Mine'nin yarı değerli taşlarla zenginleştirdiği mozaik tabloları ve Esra'nın kırmızı ağaçları hala gözümün önünde.

Serap Alıcıoğlu  Akışık - seramik 

Feride Bayraktar'ın telden çam ağaçlarına bayıldım. Keçeden ve telden heykellerini, incecik bembeyaz seramik tabaklarını görmelisiniz. Ellemeye kıyamadım... Gelecek ay buluşup bir röportaj yapmak için sözleştik. Tanıştıracağım sizlerle... 

Reklamcı ve film yapımcısı Nesteren Davutoğlu'nun sürprizi üç boyutlu kolajları... Müzeyi andıran evinde eski objeler ve antikalar arasında kayboldum. Ondan da bir röportaj sözü aldım. Yakında!

Sergide Sevgi Karay'ın heykelleri, Ayşe TürkerBanu Sandal ve Serap Alıcıoğlu Akışık'ın seramikleri var. Akışık, 2006'dan beri Tarabya ve Zekeriyaköy'deki atölyelerinde seramik çalışıyor ve deneyimlerini kursiyerlerinle paylaşıyor. Sanatsal Şeyler'de kanatlı meleklerine dikkat!  Selma Yüce ve Melahat Yağcı ise hem seramik hem de resimleriyle katılıyorlar Sanatsal Şeyler Sergisi'ne.


Seray Vural, karışık teknik, 80 x 100 cm.

Emin Turan, Filiz Ural, Rezan Özger, Danimarkalı  Elizabeth Brandt ve Seray Vural'ın da resimleri... 

Seray Vural bugüne kadar hep seramik ve porselen çalışmalarıyla katılmış grup etkinliklerine. Bu kez herkes merakla resimlerini bekliyor. Ben herkesten önce gördüm sanırım... Karışık teknik ürettiği resimlerinin renklerinde büyük bir yaşama sevinci hissettim.

Filiz Ural, çocukların sevgilisi Yalvaç Ural'ın muhterem eşi. Kendisi yıllarca mimarlık mesleğini icra ettikten sonra konstrüktivist resimleriyle huzur bulmuş. Yaklaşık yirmi yıldır resim yapıyor. Caz müzisyenleri, ayçiçeği ve gelincik tarlaları ile deve dikenleri konularını oluşturuyor.

Digna van Houte ve Semra Tolunay'ın keçe çalışmalarına dikkat! İncecik açtıkları keçeye kazandırdıkları zerafete hayran kalacaksınız. Digna van Houte Hollandalı. Türkiye'nin keçe üstadı Mehmet Girgiç ile çalışmış. Keçe tekniklerini anlattığı kitabı var. Meraklıysanız sormayı unutmayın sergiye gelince...

yüzük, Elhan Gülçur


Zekeriyaköy Sanat Grubu'nun takı tasarımcıları Ender Baloğlu,  Özlen Ayata ve Elhan Gülçur ve Finlandiyalı Sirkka Lassila Çakır.
Elhan Gülçur, felsefe okumuş ama on senedir taşın büyüsü ona takı tasarımı ve kuyumculuğun yolunu açmış. Kurslar görüp, Kapalıçarşı sadekarlarıyla çalışan tasarımcı Dokuz Eylül Üniversitesi Pırlanta Akademisi'nden uluslararası pırlanta eksperlik diploması almıştır. Aynı zamanda renkli taş eksperidir. Markasının adı Elka.


Ender Baloğlu tasarımı kolye

Grafik tasarımcısı Ender Baloğlu ise altı senedir üstünde çalıştığı ve birçok sergiye katıldığı gümüş takı tasarımlarıyla göz dolduruyor... Atölyesindeki çalışma masasının fotoğrafını çekmediğime yanıyorum. Masif ahşap, doğal, harika bir masaydı.

Kısacası sevgili okurlar, Zekeriyaköy Sanat Grubu'nun Sanatsal Şeyleri görmeye değer! Atlayın arabanıza Maslak'tan Bahçeköy istikametine doğru ilerleyin. İki tarafı ağaçlıklı yol sizi Zekeriyaköy'e getirecek. Robert's Coffee Çarşı Meydanı'ndaki Migros'un arkasında. 14 Aralık Cuma günü açılışa gelirseniz sıcak şarap ve triodan canlı müzik de olacakmış. Benden söylemesi.



Filmi de yapıldı
Nesteren Davutoğlu ve Yiğit Umutoğlu tarafından gerçekleştirilen "El" filmi, Zekeriyaköy Sanat Grubu'nun yeni yıl sergisi "Sanatsal Şeyler"in oluşumunu hikaye ediyor. Resim, heykel, seramik sanatçısı ve mozaik, keçe, takı tasarımcıısı 25 kişinin üretim sürecinde ellerini görüntüleyen filmin kurgusu ve müzik aranjmanı da aynı ikili tarafından gerçekleştirildi. Müzik değişik sanat disiplinlerini destekler nitelikte farklı türlerden seçildi. Sergilenen eserlerin tasarım ve üretim süreçlerini yaşanan heyecan ve dinamizmi, aralarında kendisinin de bulunduğu sanatçı elleri üzerinden aktarmayı ustalıkla başaran Davutoğlu, çekimler için atölyelerde gözlem ve yoruma dayalı bir çalışma sürdürmüş...






27 Kasım 2012 Salı

Sevgi Karay: "Başarı, içindeki yaratıcı enerjiyi dışarı çıkarabilmek, hayal ettiğin şeyleri üretebilmek ve ürettiğin şeyden mutlu olmaktır."

Sevgi Karay'ın heykellerine baktığınızda okyanusun zeminindeki ışıksız ve gizemli ortamda yaşayan mikro organizmaları, toprağın derinliklerinde varlıklarından kimsenin haberdar olmadığı sürüngenleri görür gibi oluyor ve düşünüyorum. Evrenin bilinmezliği karşısında aslında ne kadar da çaresiziz... Ve küçücük dünyamızda birbirimize nasıl da sevgisiz ve düşmanca davranıyoruz. Neyse... Konumuz Sevgi Karay.

Sevgi Karay heykellerinin malzemesi nedir?
Çalışmalarımın malzemesi ağırlıklı olarak metal. Heykellerimde demir kullanıyorum.

Heykellerinizin dinamik ayrıntıları ve kıvrımlarına baktığımda sizin kadar zarif ve minyon bir kadının demire sözünü geçirebilmiş olmasına hayran kalmamak mümkün değil. Çalışmak için neden bu kadar sert bir malzemeyi seçtiğinizi sorabilir miyim?
Demir malzeme aslında sert görünen ama kolay çalışılan bir malzemedir. Ahşap, taş gibi diğer malzemelere göre çalışması çok daha kolay. Sert bir malzemedir ama huyuna giderseniz size hemen cevap verir. Ateş ile calışmayı seviyor oluşum da niçin demir kullandığımı açıklıyor. Kaynak yaparak demirleri birbirine eklemekten çok zevk alıyorum. Bana göre bir diğer olumlu özelliği de çabuk sonuç alabilmem. Sabırsız bir yapım var. Bu yüzden de demirin çabuk ürüyor olması benim mizacıma daha uygun...

Heykellerinize konu olan bu yaratıklar size nereden nasıl ilham oldu?
Bu yaratıklar doğanın her yerinden çıkıyor. Özellikle deniz canlıları, böcekler, fosiller bana onları çağrıştırıyor. Denizin yumuşaklığı, kıpırtısı içindeki gerilimi demirle vurgulamak istiyorum. Zıtlıkların birlikteliği ve her alandaki gerilim benim ilgi alanıma giriyor.

Boyutları da zor bu heykellerin. Nerede üretiyorsunuz? Nerelerde sergileniyorlar?
Evet büyük işler çalışmayı seviyorum. Heykellerimi Sanayi Mahallesi'ndeki atölyemde ekibim ile birlikte çalışarak üretiyorum. Galeri ve müzelerde sergileniyorlar. Dirimart'ta, Galeri Artizan'da kişisel sergiler açtım. Şu anda da Elgiz Modern Sanat Müzesi terasındaki sergide bir heykelim var. Şubat 2013 sonuna kadar orada görebilirsiniz. Müzenin mekanını da daha önce gitmediyseniz görmenizi tavsiye ediyorum kesinlikle.

Sevgi Karay (sağ başta) Elgiz Teras Sergisi
açılışında heykeliyle...
Evet biliyorum Elgiz'i. Yakında bir röportaj da onlarla yapacağım. Başka nerelerde olmasını isterdiniz çalışmalarınızın?
Parklarda, dış mekanlarda, genis alanlarda olmalarını isterdim. Bu tip çalışmaları belki birgün meydanlarda görebiliriz hep beraber...

İnşallah... Belki bir gün... Meydanlarımıza modern heykeller yerleştirecek estetik ve bilinç düzeyine gelebiliriz... Heykellerinizin yanı sıra art-objeler de tasarlıyorsunuz değil mi?
Evet heykellerimin yanısıra mimari dekoratif elemanlar ve hediyelik eşyalar da tasarlayıp üretiyorum. Les Ottomans Oteli'nin kapıları, gazebosu, bina giriş sundurması, merdivenlerinin bir kısmında olduğu gibi.. Yeditepe Üniversitesi'nin ana giriş kapısı, iç kapıları, korkuluklarını da örnek verebilirim. Birçok özel konut için sanat izleri olan fonksiyonel mimari elemanlar ürettik, üretmeye de devam ediyoruz. Öte yandan Beymen'in kurumsal hediyelik eşya koleksiyonlarının tasarım ve üretimini de geçen seneden itibaren biz yapıyoruz. Bir İngiliz markası ile de yeni el sıkıştık, dekoratif  objeler koleksiyonunu tasarlayıp üreteceğiz bu yıl...

Sanat objeleriniz Zekeriyaköy Sanat Grubu ile yapacağınız "Sanatsal Şeyler" Sergisi'nde de yeralacaklar sanıyorum...
Evet. 14-31 Aralık tarihleri arasında Zekeriyaköy'de Robert's Café'de 23 tasarımcı hep birlikte çalışmalarımızı sergileyeceğiz.

Ufukta başka neler var?
Ufukta her zaman çalışmak ve üretmek var.

Sanat ve mutluluk arasında bir ilişki görüyor musunuz?
Sanat ve mutluluk arasında elbette müthiş bir ilişki var. Sanatın verdiği haz var.

Başarının tarifi nedir sizce?
Başarı, içindeki yaratıcı enerjiyi dışarı çıkarabilmek, hayal ettiğin şeyleri üretebilmek ve ürettiğin şeyden mutlu olmaktır benim için.

Sekiz yaşındaki kızınız da sanata ilgili mi? Nasıl bir eğitim alıyor?
Kızım Almıla, Açı İlkokulu'nda okuyor. Babası da heykelci olduğundan çok yaratıcı ve kabiliyetli bir çocuk. Güzel grafik çizimler yapıyor, ellerini çok iyi kullanıyor. Okuldan kalan vakitlerinde atölyede kendi tasarladığı bir ürünü sonuna kadar götürebiliyor. Üç boyutlu hale getirilme sürecini bizzat kendi yaparak (tabii yardımımız ile) yaşayıp görüyor. Bu da bu yaşta şanslı bir durum onun gelişimi açısından...

Almıla'nın 4 yaşında koca bir loft'da yaşadığı dönemlerde tanışmıştık sizinle. Dün, bugün hep bir tasarım ve üretim ortamında büyüdü... Güzel bir eğitim aldı. Bence komple bir sanatçı yetişiyor...
Teşekkür ederim...

Sanatın, çocuk eğitimindeki yeri, şekli, dozu ne olmalı  konusundaki görüşlerinizi aktarır mısınız?
Sanatin cocuk gelisimindeki yeri çok ama çok onemli. Gelişiminde çocuğun kendi özgün ve özel yaratıcılığını, kimliğini  bulabilmesi için sanatsal aktivitelerin çok olmasından yanayım. Kimliklerinin açığa çıkabilmesi için bol çalışma ve her türlü malzeme ile haşır neşir olmalı çocuklar...


İstanbul’da yaşamaktan mutlu musunuz?
İstanbul'da yaşamaktan mutluyum. Bu şehri tüm gerilimlerine rağmen çok seviyorum. İstanbul geçmişinde barındırdığı müthiş tarihi, zengin kimliği, ortasından geçen denizin getirdiği ferahlığı, zerafetiyle çok  ama çok güzel bir şehir. Kentsel dönüşüm adı altında yapılanları, yapılması planlanan projeleri  düşündükçe çok üzülüyorum. Bu şehrin tarihi geçmişini, zarifliğini hiç ama hiç hissetmeden hoyrat darbeler indiriliyor.

İstanbul ile ilgili hayal projeniz nedir?
İstanbul'da kendi işim ile ilgili etrafta, meydanlarda çok heykel görmek isterdim. Avrupa ülkelerinde Amerika'da neredeyse her yerden bir heykel çıkıyor karşınıza... Güzel İstanbul'umuz bu bakımdan maalesef  çok zayıf...

İstanbul’u beş duyunuzla anlatın desem nasıl anlatmak istersiniz?
Gözümün önüne Boğaz'ın Rumeli yakasının gece görüntüsü geliyor... Gece bütün çirkinlikleri örtüyor. Burnuma  simit kokusu... Yıllanmış şarap tadını alıyorum İstanbul'dan... Kulağıma  tasavvufi geçmişinden süzülen bir ney sesi geliyor. İstanbul'u kadife gibi hissediyorum. Suyundan olsa gerek. Su... evet. İstanbul 24 saat akan bir şehir. Su gibi...