Lokomotif Kültür ve Sanat Derneği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Lokomotif Kültür ve Sanat Derneği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ekim 2015 Cumartesi

Heroine Sergisi kadına mağdur değil, mağrur yönünden bakıyor..


Esra Kizir Gökçen'in "Sessizce"si..
Lokomotif Kültür ve Sanat Derneği’nin düzenlediği “Heroine/Kadın Kahraman” adlı karma sergi, Saint Joseph Lisesi Sergi Salonu’nda  8 – 30 Ekim arasında açılıyor. Sergide 14 sanatçının -resim, heykel ya da fotoğraf- 26 eseri yer alıyor: 

Burçin Erdi,  
Emine Akbucak,  
Esra Kizir Gökçen,  
Evren Gül,  
Hakan Bayer, 
Kerem Ağralı, 
Lütfiye Kösten, 
Mert Özgen, 
Münevver Cillov, 
Saghar Daeiri,  
Serhat Koçak,  
Serpil Aslan,  
Seydi Murat Koç, 
Zehra Ferda Bigat.


Yedi yıl önce Moda’da, Jülide Bigat ve arkadaşları (içlerinde ben de varım) tarafından kurulan Lokomotif’in bu yıl 5.sini gerçekleştirdiği sergisinin adı “Heroine”.. 

Gidilip görülmesi gereken bir sergi.. 






Heroine (du 8 au 30 Octobre 2015)

Cette exposition qui regroupe peintures, photographies et sculptures de 14 artistes
est présentée par l'association culturelle Lokomotif:

Burçin Erdi, Emine Akbucak, Esra Kizir Gökçen, Evren Gül,
Hakan Bayer, Kerem Ağralı, Lütfiye Kösten, Mert Özgen, Münevver Cillov,
Saghar Daeiri, Serhat Koçak, Serpil Aslan, Seydi Murat Koç, Zehra Ferda Bigat

Basée à Moda, Lokomotif a comme ambition depuis sa création en 2008, de donner des opportunités de rencontres entre les artistes et le grand public. Expositions dans des lieux atypiques, visites d'ateliers d'artistes, festivals de rue,  Lokomotif transporte dans ses wagons artistes et amoureux des arts pour un voyage dans le monde de la création.

Avec le thème de l’héroìne, 14 artistes ont choisi de porter un regard mythologique et historique sur la femme, d’élargir la perception actuelle et sociologique du sujet afin aller à la recherche de ce qui fait la force féminine.
Chaque artiste, que ce soit au travers du trait, de la peinture, de la sculpture ou de la photographie
apporte un regard singulier et permet ainsi au dialogue de prendre place.

Pour en savoir plus sur lokomotif : www.lokomotif-art.com

Visite de l’exposition
Du lundi au vendredi : 9h-17h
Les samedis 10 et 17 octobre: 14h-18h en présence d'artistes exposants

1 Nisan 2014 Salı

Lokomotif Kültür ve Sanat Derneği, "İç Güç" isimli II.Grup Sergisini, Saint Joseph Lisesi'nde 10 Nisan Perşembe akşamı Kollektif Grubu'nun konseriyle açıyor..

Lokomotif Kültür ve Sanat Derneği, 2008 yılından beri faaliyet gösteriyor. Üyelerinin büyük bir çoğunluğunu Kadıköy Moda'da ve Yeldeğirmeni'nde atölyeleri olan sanatçılar oluşturuyor. Her sene Eylül ayında Burunda Sanat Festivali'ni organize ediyorlar.

Geçen yıl, Saint Joseph Lisesi Sergi Salonu'nda açtıkları ilk grup sergileri "Uyanış Anı" çok ilgi gördü. İkinci grup sergilerini de yine aynı yerde açıyorlar. "İç Güç" adını taşıyan serginin açılış saati 20.00. Öncesinde saat 19.00'da Kollektif İstanbul'un konseri var.  

"İçindeki Yol", Esra Kizir Gökçen,  140 x 120 cm., Tuval üzeri yağlıboya, 2014

"İç Güç”
II. Lokomotif Grup Sergisi
10 Nisan  – 3 Mayıs 2014 
Saint Joseph Lisesi Sergi Salonu 
Moda - Kadıköy

Kerem Ağralı
Taylan Akdağ
Ayşenur Artar 
Justin Eccles
Laurel Eccles
Zafer Erkan
Esra Kizir Gökçen
Evren Gül
Serhat Koçak

İçgüç; insanın dışındaki bütün varlıklarda, onların kendi doğalarına içkin
ve -kendilerinde bütün- bir payda olarak duruyordur ve büyük ihtimalle de bu canlılar, 
deneyimlemiş olsunlar ya da olmasınlar kendi güçlerine hiçbir zaman yabancı kalmamışlardır. 
Yani bir leopar ya da bir çınar, bir afetten ya da 
insanın şerrinden bir şekilde paçayı kurtardığında, o zamana kadar işletmek zorunda kalmadığı bir iç güç karşısında, kendini tanıma ve potansiyelini deneyimleme imkanı bulursa, bu kendine bakışını değiştirir mi bilemiyoruz ama bilinçli varlık olan insanda değişimin gözlenebildiği bir gerçek. 
Bunun için, bin yıllardır -kendini tanıma- insanın değişmez yazgısı ve temel varoluş prensibi 
olarak zorunluluğunu sürdürmekte.. 

Bu sergi, katılan her sanatçının kendi bakış açısından "iç güç" 
temasınından ne anlaşıldığı ve bunun nasıl anlamlandırıldığının çeşitliliği üzerinedir. 
(Metin: Evren Gül) 

"Sen Şarkılarını Söyle", Evren Gül, 80x110 cm, ahşap üzerine karışık teknik... Gezi olayları bu çalışmanın ideolojik arka tasarımını oluşturmamaktadır. Fakat insanlıkla yaşıt ezen ve ezilen ilişkisinde, bir yönetim biçiminin dışsal gücü ile bir halk bünyesinde bu derece büyük bir refleksi işletmesi ve yenilmesi, bir toplumun iç gücünü tanımasına ve korku duvarının aşılmasına yol açmıştır. Tarihte de oluğu gibi bu süreçte de bütün ezilenlerin acıları ve tepkileri büyük eserlerin 
verilmesine, büyük yankıların dalgalanmasına sebep olmuş , toplum ve iktidar ilişkisinde yeni bir boyut aralanmıştır.  
"Sen Şarkılarını Söyle", ismini Cohen kardeşlerin 2014 yapımı aynı adlı filmlerinden almaktadır. Bu filmde de sanatına olan inancından dolayı bulunduğu koşulları her boyutuyla aşmak isteyen bir folk şarkıcısının "içgücü" konu edilmiştir. 
Yaptığı müziğin çok samimi,  çok kendince oluşu onu naif  bir konuma sokmasa da, ticari piyasasanın prensipleriyle de uzlaştırmaz. Böylece aidiyetsiz bir dünyada, ne oralı ne buralı olarak bir yer bulamaz. Bu belki de onun için en uygun olan ve içinde yücelebileceği bir yazgıdır, evrenin telkinidir: Tıpkı polislerin ayağının altındaki gösterici genç gibi... 
Sen şarkılarını söyle...
Laurel Eccles, kağıt üzerine karışık teknik, 30 x 40 cm.

"D", Serhat Koçak, akrilik, 170 x 170cm.

15 Nisan 2013 Pazartesi

Lokomotif'in Kabakoz'daki Sanat Rezidansı... Bir kütüğün heykele dönüşümü... Sanatçılar, sanatseverler, doğaseverler ve çocukları...

Taylan Akdağ'ın resmi çocukların doğadan
topladıklarının arasında..

Lokomotif Kültür ve Sanat Derneği 13 - 14 Nisan Cumartesi ve Pazar günleri Şile Kabakoz'daki İstanbul Kamp'ta bir Sanat Rezidansı gerçekleştirdi.

Derneğin heykeltraş, ressam,dans, fotoğraf sanatçısı üyeleri ile sanatsever üyeleri ve "Doğada Sanat" etkinliğini izlemeye gelen eğitimci, iletişimci, hukukçu, reklamcı, bilgiişlemci, turizmci doğaseverler ve çocukları hep birarada harika bir haftasonu geçirdik.

İstanbul Kamp çok az tesisin sahip olduğu bir vizyonla deniz kenarındaki doğa ile uyumlu, sakin, mutevazı ve samimi mekanını sanata ve sanatçılara açtı.

Sanatı yoksayan ya da sanatın bir toplumu vareden değerlerinden biri olduğunun farkında olmayan kesimlere örnek oluşturmalarını diliyorum.

Cumartesi günü sabahın dokuzunda giriş yaptığımız İstanbul Kamp'ın denize nazır mekanına yerleşir yerleşmez sahile koştuk. Güneşli bir gündü. İçimiz ısındı ilk andan itibaren. Gece yarısı yağmursuz gök gürültüleriyle sıcak odalarımızda derin uyuduk. Ertesi gün hava kapalı ve serindi... Ama ne gam! Herkes üretiminin peşindeydi. Resim, heykel, fotoğraf, dans, okuma, yazma, müzik, doğa yürüyüşü, yoga... Şehrin kaosundan, dönüşümünden, yapaylığından uzakta...


Gerçeküstü avangard resim ve heykelleriyle tanıdığımız Kerem Ağralıgil, doğada sanat organizasyonlarıyla dikkat çeken Atmosfer Sanat'ın yaratıcısı Taylan Akdağ, ışık ve yansımalarını fotoğraflarında soyut resimlere dönüştüren fotoğraf sanatçısı Emine Akbucak, modern dansın genç ve cesur temsilcisi Gonca Gümüşayak ve hepimizi dinamik ve samimi girişimci ruhuyla biraraya getirmeyi başaran Lokomotif Kültür ve Sanat Derneği'nin Yönetim Kurulu Başkanı sevgili dostum Jülide Bigat ve derneğin kurucu yönetim kurulu üyelerinden bendeniz Ayşe Gülay Hakyemez ve ressam Serhat Koçak hep birlikte, bu haftasonu, yaşamımızı anlamlandıran güzel deneyimlerden birini yaşadık. Hatıralarımızda yerini alacak...

Çocukların doğayı hisset dansı... Dansçı Gonca Gümüşayak ile...

Kerem ve Taylan sahilde buldukları devasa bir kütüğü iplerle bağlayıp kamp alanına kadar çektiler. Üzerine yer yer bakır levhalar yerleştirdiler. Güneşin altında alev alev parlayan bu incecik bakır levhaları tahta çekiçlerle ufak darbelerle şekillendirdiler.  Fırtınada kimbilir ne zaman yıkılıp sahilde çürümeyi bekleyen bir ağaç gövdesinin kaderi değişti bir anda! Bir dönüşüm yaşamaya başladı. İki gün boyunca iki heykeltraş önce tasarladı sonra uygulamaya geçti ve ayağa kaldırdı bu koca kütüğü.. İstanbul Kamp'ın değerli sahibi doğa sporcusu ve Kabakoz Köyü muhtarı Murat Tonbul'un da desteğiyle!

O bir sanat eseri, bir heykeldi artık ve İstanbul Kamp'ın girişinde doğaseverleri selamlayacaktı bundan böyle! Açılış alkışlarla, Gonca Gümüşayak'ın doğaçlama dansıyla yapıldı. Kendisini izleyenler arasında şahane web sitesi "İstanbul for Kids"in yaratıcısı Pemi Melamet de vardı...

Fotoğraf: Emine Akbucak

Fotoğraf sanatçısı Emine Akbucak'ın sahilde bir kenarda heykel olmayı bekleyen bakır levhalar üzerindeki yansımaları keşfedip fotoğraflaması ise bir başka sanat olayına dönüşüvermişti. Bir soyut resim serisi oluşturdu çektiği fotoğraflarla. Bizlerle paylaştığında hepimiz hayran kaldık. Eminiz yakında bu seriden bir sergi oluşur...

Lokomotif'in "Doğada Sanat" tecrübesini izlemeye gelen ailelerin güzel isimli çocukları Defne, Doğa, Demir, Lal, Deniz ve Kaya'nın doğadan topladıkları dallar, taşlar, dikenler, ağaç kabuğu ve boyalarla günün sonunda yarattıkları görülmeye değerdi... Bakir beyinleri ve müdaheleden hoşlanmayan resim ve yerleştirme yetenekleriyle özgürce  çalıştılar... Ne güzel resimler, yerleştirme ve kolajlar yaptılar! Ve güne imzalarını atıverdiler olanca heyecanları ve doğallıklarıyla...

Herkes mutluydu. Değişik bir deneyim yaşadık beraberce. Bir başka "Doğada Sanat" etkinliğinde biraraya gelmeyi umarak... Sevgiyle!

Deniz Koncavar'dan (7) bir yerleştirme


Defne Farsakoğlu'nun (9) kolajına bakın hele!
Soldaki insan değil evmiş.. ve bahçeye düşen gölgesi...
Enstallasyon Lal Melamet'in (6)