Haydarpaşa Garı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Haydarpaşa Garı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Kasım 2012 Pazar

İstanbul'u sahiplen!

Her yeni gün, İstanbul'u İstanbul yapan nadide şeyler hakkında "garip" haberler duyuyoruz. Ormanlar, Taksim, Emek, AKM, Tarihi yarımada, Haydarpaşa, Port çılgınlıkları, kentleşme hareketleri (!) vs. Son günlerde de Muammer Karaca Tiyatrosu... Statik (!) nedenlerle Beyoğlu'nun son kalan tiyatro sahnesine de elveda deme vakti gelmiş. Yerine hangi şık mağaza, hangi otel olur bilemiyorum, AVM için yeri küçük.

"Büyük şehrin, büyük nüfusun getirdikleri işte" deyip geçmek çok kolay ama durum kesinlikle böyle değil ve bunu hepimiz biliyoruz. Bunu burada uzun uzadıya anlatmak yersiz, AVM, otel, konut, ofis ihtiyaçlarımızı tartışmak başlı başına abest! Kısacası mutluluk fabrikaları (!) sarıyor her yanımızı!

Tam da bunları düşünürken arkadaşım Hakan'ın çizimi geldi aklıma, kendisi de gerçek bir İstanbullu! Hani şehri için düşünen, olumsuzluklar karşısında sesini çıkaran duyarlı birisi. Çizimi işte aşağıda:
Çizim: Hakan Güven
Le Cool'un da kapağı da olan bu çizim şöyle çıkmış: "... TV'de ABD'deki Occupy olaylarıyla ilgili bir haber izledim ve bir anda kafamda bu resim belirdi. İstanbul'da yaşayan herkese İstanbul'u sahiplen! demek istedim."

"İstanbul'u sahipleri belli, biz ne yapabiliriz?" dediğinizi duyar gibiyim. Biz öncelikle bu durumlar hakkında etrafımızdakileri haberdar edebiliriz. Bunu sözle, yazıyla, çizimle, müzikle, sosyal medya sayesinde paylaşımlarımızla yapabiliriz. Buna dair düşüncelerimizi oraya buraya yazabilir, hakkında sergi, konuşma, filmlerin takipçisi olarak bilgilenebiliriz. Ayrıca, imza kampanyaları ve yürüyüşlere katılabilir sesimizi biraz daha çıkarabiliriz. 

Emsalleriyle kıyas kabul etmez bir tarihin üstünde oturduğumuzu bilerek ve bu kültürel varlıklarımızla bizden çok yabancı turistlerin ilgilendiğini bilmek çok üzücü. Şehrinle biraz ilgilen, geçmişin izleri olan sokaklarında dolaş ve İstanbul'u tanı. Aslolan sahiplenmekse, buyur buradan başla... Tanı, bil, sahiplen ve korumak için ses çıkar!


18 Şubat 2012 Cumartesi

10 Haziran 2011 Cuma

İstanbul'un Anadolu'ya Açılan Kapısı: Haydarpaşa

Haydarpaşa Garı

1071'de Malazgirt'de destan yazan Alparslan'la girdiğimiz Anadolu'nun çıkış kapısıdır Haydarpaşa Garı.
Yeşilçam'ın Anadolu ezgilerini trene yükleyip İstanbul'a getirdiği hazinli öykülerin tanıdığıdır bu gar.
"Koskocaman bir binanın önünde başında kasket, elinde bavullarla duran kara yağız bir adam... İki üç adım gerisinde eşi ve çocukları. Maaile öylece kalakalırlar bir süre, hiçbir şey konuşmasalar bile gözlerinden ne kadar şaşkın oldukları ve ne yapacaklarını bilemedikleri anlaşılır hemen. Fonda ise, çoğu zaman yürek burkanbir müzik vardır...." Yeşilçam'da üretilen kim kaç filmde görmüşüzdür be ve benzer sahneleri. Bir dönemin yönetmenlerinin, çektikleri çektikleri filmde Anadolu'dan yola çıkıldığını ve İstanbul'a varıldığını anlatmanın yegane yolu olarak görmesinden midir bilinmez, sinema tarihimizin birçok filminde Haydarpaşa Garı'na ait kareler rastlamak mümkün. Doğrudur aslında; Haydarpaşa, İstanbul'un Andolu'ya açılan kapısı olarak nitelendirilir. 
Bağdat demiryolu hattının başlangıç noktası olması hedeflenerek yapımına 1906 yılında başlanan ve iki yılda tamamlanan bu bina IIISelim'in hizmetindeki paşalardan birinin, Haydar Paşa'nın adını taşır.
Haydarpaşa Garı


iki Alman mimar, Otto Ritter ve Helmuth Conu tarafından projelendirilen garın inşasında Alman ve İtalyan taş ustaları birlikte çalışır.
Birinci Dünya Savaşı'nın hüküm sürdüğü yıllarda silah deposu olarak da hizmet veren Haydarpaşa Garı, bunun bedelini ağır bir şekilde öder. 1917'de düzenlenen sobataj nedeniyle büyük hasarlar alır. Ancak bir süre sonra yaralar sarılır ve bugünkü yakın görünümü kazanır. 
Haydarpaşa Garı


 Günümüze kdar çeşitli restorasyonlardan geçen Haydarpaşa, Özelikle iki yaka arasında (avrupa ve Asya) deniz yolculuğu yapanların bakmadan geçemeyeceği kadar güzel bir mimariye sahiptir. 1970'lerde yanı başındaki denizde meydana gelen bir kaza, garı, güzelliğine güzellik katan vitraylarından yoksun bırakır. Tarih 28 Kasım 2010'u gösterirken İstanbul aşıklarını üzen bir olay Haydarpaşa garının yanışını canlı canlı izleme fırsatı bulurken bir anıların nasılda yanılacağına şahitlik ettiler. Haydarpaşa Gar'ı bu yangında çatısını kaybetsede bu haliyle bile, son derece büyüleyici ve etkileyicidir.
Hatırlamak istemediğimiz bu görüntüler umarım bir daha yaşanmaz...