Çırağan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çırağan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Mart 2012 Pazartesi

Beşiktaş Cihannüma Panagia Rum Ortodoks Kilisesi

Sokaklarda genelde cingöz cingöz dolaşırım, ayrıntı, tarih, mimari vs. gözümden kaçarsa affetmem. Her gün aynı yollarda yürüseniz dahi kesin yeni gördüğünüz şeyler olur ya da benim gibi bir gün kaybolursa diye fotoğraflamak istediğiniz bir ayrıntı. İşte bunlardan biri sizlerle; Çırağan Caddesi'nden, canım caddemden...

Beşiktaş Cihannüma Meryem Ana Rum Ortodoks Kilisesi bir diğer adıyla Beşiktaş Cihannüma Panagia Rum Ortodoks Kilisesi'ni Çırağan Caddesi'nden her geçen görmüştür diye düşünüyorum. Ben içine hiç giremedim ama 26 Temmuz'u şimdiden takvimime işaretledim, umarım bu yıl gidip görebilirim.


Çırağan Caddesi tarafındaki duvarında yazan OMENTOIM (Kutsal ışık olabilir?) yazısını sonunda çekebildiğim için mutluyum. Çocukken bu yazı hakkında ne varsayımlarda bulunur, ne hikayeler yazardım şimdi anlatsam absürd komedi çıkarırım. :)


Kilise hakkında en temel bilgiye byzantiumistanbul.com sitesinde rastladım. Şuraya kısaca copy paste etmenin yerinde olduğu kanaatindeyim.

"Kilise Beşiktaş Meydanı yakınındaki Çırağan Caddesi üzerindedir. Yunanistan’dan gelen rahiplerin ayin yapabildikleri kilise T. Smith tarafından 1669’da kayıt edilmiştir. S. Hovhannesyan kiliseyi 18. yüzyılın sonunda Beşiktaş’taki iki Rum kilisesinden biri olarak kayıt etmiştir. Günümüzdeki kilise kitabesine göre 21 Ocak 1830’da yakındaki tersane işçileri tarafından yapılmış ve kullanılmıştır.

Dıştan 24.41 x 17.92 m ölçülerindeki yapı yaklaşık 7.9 m yüksekliğindedir. Bazilika planlı ve üç nefli kilisenin Parekklesionu ve ayazması Azize Paraskevi’ye adanmıştır. İkonostasisin üst kısmındaki çerçevelerin içine Hz. İsa’nın hayatından alınma sahneler yerleştirilmiştir. Altta ise soldan itibaren; Panagia Genethlion, Meryem ve Çocuk İsa, Hz. İsa, İoannes Prodromos tasvirleri vardır. Ambonun orta nefe bakan yüzlerinde ise Hz. İsa ile İncil Yazarları tasvir edilmiştir. Naosa bakan arşitravın ön yüzü Havari portreleri ile kaplanmıştır. Apsis yarım kubbesi ise çok güzel bir Platitera Meryem tasviri ile süslenmiştir. Galerinin ön cephesindeki İncil’den alınma sahneler oldukça dikkat çekicidir. "  

12 Şubat 2012 Pazar

Güneşimden Kaç

Anne Köpek Sera'yı hatırlarsınız belki, mahallemize acılar içinde düşmüş; hamile, ürkek ve hasta bir köpekti. Sağlığı el verdiğince, mutlu günler yaşadı. En son mahallemizin son kalan eski konaklarından birinde yaşayan komşumuz bakıyordu. Hayat işte...

Sera'nın çocuklarından bazıları öldü, bazıları sahiplendirildi ve bu iki çılgın da, arka komşum oldu. Yemekleri, suları sağlanıyor, oyunlarına meze olunuyor. Geçenlerde bir gece beni taksiden inerken yakaladılar, "Sen, bu saatte nereden böyle, bakalım." edasıyla yokuştan koşturmaları vardı ki, görmeniz lazım. Sokaklar sessiz ve insansız olunca, haliyle daha bir neşeliler, beni de neşelerine çamurlu patileriyle ortak ettiler. Tamam, Jack Wolfskin logosunu pek severim de, tüm palto hatta yanağımda da olunca nasıl oynadığımızı anlamadım. :) Nasıl oldu, ne ara o kadar zıpladılar farkında değilim, neşeli düdükler...

Balkona çıktım da; şimdi kendileri horul horul uykudalar, D vitaminleri alıyor aman rahatsız etmeyelim...

7 Haziran 2011 Salı

Çırağan'ın Köpeklerinden Lusi

Kendisi Çırağan'ın, Asariye Caddesi'nin bir tanesidir. Beş -altı aylıktan itibaren bizimle. Kasabın gözdesi, kemik delisi. Her sabah işe giderken bir tur sevişiriz kendisiyle. "Daha sev beni" diye pati atmayı da öğrendikten sonra pek daha tatlı oldu kızımız. Kızımız diyorum, mahalle esnafının taktığı Lusi ismine hala alışamadım.

Geçen gün severken, köpek dişlerinden (komik bir tabir oldu) birinin ucunu kırdığını gördüm. Bu kırık, kasaptan götürdüğü koca kemiklerin eseri diye düşüyorum.

Bu arada Lusikız, pek  paylaşımcıdır. Kasabın verdiği kemiklerden, daha önce yazdığım Anne Köpek Sera'ya da getirmeyi ihmal etmez. Bunu neredeyse her sabah yapar. İşte, dostluk nedir, buyrun ondan öğrenin.

Mahallemizin güzeli Lusi, herkesin sevgilisi. O gözler yok mu, o bakışlar, o oyuncu vücut hareketleri. Kendisini çok seviyor ve eve giderken onunla oynamayı şimdiden iple çekiyorum.




29 Mart 2011 Salı

Çırağan'ın Köpekleri

Çırağan'ın en kadim dostlarını bir arada görünce fotoğraflarını çekmeden edemedim. Biri otopark güzeli kızımız, kendisinin küçüklüğü biliriz. Uykulu olan ve boz irice olan süper ikili. Bonnie and Clyde mübarek. Hep ikisi dolaşır, yemek yer,  uyur. En arkadaki ise, mahallenin eskilerinden, yıllardır buralarda.

Bu ekibin, mahalle kasabından sabah kemiklerini aldığındaki neşelerini izlemek çok keyifli. Hepsini seviyor, yine bugün de beraber yokuşu çıkmayı iple çekiyorum.